ölüm;
senin içindir bu çırpınmalar
kavgalar, savaşlar
sırf senin içindir fırından çıkan taze sıcak ekmek
senin içindir kuşların göçmesi
vapurların denizi yararak bir limandan diğerine gitmesi
otobüste yanımda oturan o tatlı çocuk
hepsi senin için
ve sana bir adım daha yaklaşmak...
19 Nisan 2009 Pazar
16 Nisan 2009 Perşembe
sen bir ilkbahar akşamının o ılık esintisi
sen benim yüreğimin
ıssız,
soğuk,
sakin habercisi
her anıdaki,
her filmdeki,
her fotoğraftaki biz
olmasak bile
geçse bile aylar,
ki geçiyor zaten
hep sen varsın.
sanki benim can yeleğim
sanki başıma bir şey gelirse arayacağım
sanki ilk kurtulma anında sarıldığım
ilk insan,
tek insan.
sanki yollar var
ve
hepsi sana bağlanıyor.
sen ki;
benim için canını feda edecek insan
tek insan.
sen ki;
gece sarılıp uyuduğum
sabah yorganı kendi üzerimde bulduğum
tek
ilk
son
insan
sen benim yüreğimin
ıssız,
soğuk,
sakin habercisi
her anıdaki,
her filmdeki,
her fotoğraftaki biz
olmasak bile
geçse bile aylar,
ki geçiyor zaten
hep sen varsın.
sanki benim can yeleğim
sanki başıma bir şey gelirse arayacağım
sanki ilk kurtulma anında sarıldığım
ilk insan,
tek insan.
sanki yollar var
ve
hepsi sana bağlanıyor.
sen ki;
benim için canını feda edecek insan
tek insan.
sen ki;
gece sarılıp uyuduğum
sabah yorganı kendi üzerimde bulduğum
tek
ilk
son
insan
13 Nisan 2009 Pazartesi
en sevdiği renk mor olan kadın
en sevdiği kelime asi
en sevdiği oyun incitmek beni
çocukluktan kalma yara izi
zamanı yaralarla ölçen kadın
geçmişiyle kalkalı
tanrıya sığınan kız çocuğu geceleri
isyankar gündüzleri
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ne beraber uçabildik boşverip şu dünyayı
ne gidebildik kendi yolumuzda
rüzgarda savruk başına buyruk
sen
ile
ben
kırdığı kalpleri dizmiş ipe
gene de en büyük zararı kendine
ayak izlerini kuşlar yesin diye
ekmek kırıntıları bırakıp geride
en sevdiği ses çocuk sesi
oysa anne olmayı istememiş kendi
hiçbir zaman kök salmamış ki
sırf bir gün çekip gidebilmek için
gene de bulup birbirimizi
aldatma pahasına sevdiklerimizi
ağlayarak sevişti kadın
ipleri dolaşmış uçurtmalar
misali
...
en sevdiği kelime asi
en sevdiği oyun incitmek beni
çocukluktan kalma yara izi
zamanı yaralarla ölçen kadın
geçmişiyle kalkalı
tanrıya sığınan kız çocuğu geceleri
isyankar gündüzleri
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ne beraber uçabildik boşverip şu dünyayı
ne gidebildik kendi yolumuzda
rüzgarda savruk başına buyruk
sen
ile
ben
kırdığı kalpleri dizmiş ipe
gene de en büyük zararı kendine
ayak izlerini kuşlar yesin diye
ekmek kırıntıları bırakıp geride
en sevdiği ses çocuk sesi
oysa anne olmayı istememiş kendi
hiçbir zaman kök salmamış ki
sırf bir gün çekip gidebilmek için
gene de bulup birbirimizi
aldatma pahasına sevdiklerimizi
ağlayarak sevişti kadın
ipleri dolaşmış uçurtmalar
misali
...
11 Nisan 2009 Cumartesi
gezmeli
görmeli
fotoğrafçekmeli
filmizlemeli
sevmeli
çoksevmeli
aşıkolmalı
nefretetmeli
bağırabağıraşarkısöylemeli
acıçekmeli
dibevurmalı
sonra
çıkmalı
tekrartekraraşıkolmalı
kitapokumalı
yüzmeli
dansetmeli
gezmeli
görmeli
herherşeyi herheryeri
yemekyemeli
arkadaşlarlatoplanıpiçmeli
sarhoşolmalı
dertleşmeli
ağlamalı
kahkahalarlagülmeli
sabahlamalı
hiçbilinmeyenlerikeşfetmeli
maceralaraatılmalı
uykusuzkalmalı
tabuoynamalı
batakoynamalı
bowlingoynamalı
bungeejumpingyapmalı
havyanbeslemeli
tiyatroyagitmeli
konserleregitmeli
yenidilöğrenmeli
yeniyeniinsanlartanımalı
yeniyeniveçokfarklıinsanlartanımalı
buyenitanınaninsanlaraönyargıylabakmamalı
kendinigeliştirmeli
gülmeli
koklamalı
tatmalı
görmeli
duymalı
enönemlisi de hissetmeli
çevresinde olan her şeyi
bolbolgezmeli
hayatın bize sunabileceği her her şeyi özümsemeli
sonra da
...
görmeli
fotoğrafçekmeli
filmizlemeli
sevmeli
çoksevmeli
aşıkolmalı
nefretetmeli
bağırabağıraşarkısöylemeli
acıçekmeli
dibevurmalı
sonra
çıkmalı
tekrartekraraşıkolmalı
kitapokumalı
yüzmeli
dansetmeli
gezmeli
görmeli
herherşeyi herheryeri
yemekyemeli
arkadaşlarlatoplanıpiçmeli
sarhoşolmalı
dertleşmeli
ağlamalı
kahkahalarlagülmeli
sabahlamalı
hiçbilinmeyenlerikeşfetmeli
maceralaraatılmalı
uykusuzkalmalı
tabuoynamalı
batakoynamalı
bowlingoynamalı
bungeejumpingyapmalı
havyanbeslemeli
tiyatroyagitmeli
konserleregitmeli
yenidilöğrenmeli
yeniyeniinsanlartanımalı
yeniyeniveçokfarklıinsanlartanımalı
buyenitanınaninsanlaraönyargıylabakmamalı
kendinigeliştirmeli
gülmeli
koklamalı
tatmalı
görmeli
duymalı
enönemlisi de hissetmeli
çevresinde olan her şeyi
bolbolgezmeli
hayatın bize sunabileceği her her şeyi özümsemeli
sonra da
...
10 Nisan 2009 Cuma
4 Nisan 2009 Cumartesi
senin
zayıflığındı bu
ve
benim
fark etmeden
biz
sen ve ben olmuştu
ne olurdu sanki
olmasa
hep
biz
olsak
bile bile
ayrı mutsuz olacağımızı
bile bile
ilkbaharın o tatlı serinliğini
yazın o kavurucu sıcaklığını
bile bile
ayrı ayrı
acı çektiğimizi
bile bile
bizsiz yaşanmayacağını
başka bedene sığınılamayacağını
yapamadık
bile bile
sen
bile bile
ben
bile bile
bir
hiç
olacağımızı
...
şimdi
sokakların tadı
gecelerin o eski huzuru yok
yok
olamaz da
neydi
bizi bu kadar vazgeçilmez kılan
bir ağustos akşamı
edilen o son dans mı?
asırlardır görmedim sanki yüzünü
bile bile
özleyeceğimi
hem de...
artık şarkılar sensiz
ve
belki
bile bile
böylesi daha güzel...
zayıflığındı bu
ve
benim
fark etmeden
biz
sen ve ben olmuştu
ne olurdu sanki
olmasa
hep
biz
olsak
bile bile
ayrı mutsuz olacağımızı
bile bile
ilkbaharın o tatlı serinliğini
yazın o kavurucu sıcaklığını
bile bile
ayrı ayrı
acı çektiğimizi
bile bile
bizsiz yaşanmayacağını
başka bedene sığınılamayacağını
yapamadık
bile bile
sen
bile bile
ben
bile bile
bir
hiç
olacağımızı
...
şimdi
sokakların tadı
gecelerin o eski huzuru yok
yok
olamaz da
neydi
bizi bu kadar vazgeçilmez kılan
bir ağustos akşamı
edilen o son dans mı?
asırlardır görmedim sanki yüzünü
bile bile
özleyeceğimi
hem de...
artık şarkılar sensiz
ve
belki
bile bile
böylesi daha güzel...
1 Nisan 2009 Çarşamba
oysa...
hayat;
kaybetmişim ben
sen ne dersen de,
bütün yıldızlarımız senin olsun.
düşündüğüm hiçbir denizde
çizdiğim hiçbir şatoda
prensesi kurtaran hiçbir erkek
hiçbir kız için bu kadar gözyaşı dökmemişti oysa.
oysa ;
bir ahçının
şevkle ve ahenkle
kendini kata kata
kendinden azala azala
yaptığı en leziz yemek gibiydi
bu.
içinde kalp ve sevgi bulunan her şeyin kutsal olduğu gibi,
bu da
kutsaldı.
böyle olmazdı
olamazdı
sevgi katmadan
şevkati hissetmeden
yaşayamazdı prenses şatosunda.
oysa;
gidince sen
bir kedi gibi mırıldayan kalp
bir kum fırtınası gibi
içini boğmaya başladı prensesin.
hayattaki her şey güzeldi
oysa;
hiçbir çiçek
senin sevgini katıp
özenle seçtiğin çiçekler kadar
güzel kokamazdı.
hayat;
kaybetmişim ben
sen ne dersen de,
bütün yıldızlarımız senin olsun.
düşündüğüm hiçbir denizde
çizdiğim hiçbir şatoda
prensesi kurtaran hiçbir erkek
hiçbir kız için bu kadar gözyaşı dökmemişti oysa.
oysa;
romeo ve julliette
oysa;
kerem ile aslı
oysa;
gül ile bülbül
oysa;
ferhat ile şirin
oysa;
sen ve ben
bilmem
belki de?
soldier of fortune-deep purple
kaybetmişim ben
sen ne dersen de,
bütün yıldızlarımız senin olsun.
düşündüğüm hiçbir denizde
çizdiğim hiçbir şatoda
prensesi kurtaran hiçbir erkek
hiçbir kız için bu kadar gözyaşı dökmemişti oysa.
oysa ;
bir ahçının
şevkle ve ahenkle
kendini kata kata
kendinden azala azala
yaptığı en leziz yemek gibiydi
bu.
içinde kalp ve sevgi bulunan her şeyin kutsal olduğu gibi,
bu da
kutsaldı.
böyle olmazdı
olamazdı
sevgi katmadan
şevkati hissetmeden
yaşayamazdı prenses şatosunda.
oysa;
gidince sen
bir kedi gibi mırıldayan kalp
bir kum fırtınası gibi
içini boğmaya başladı prensesin.
hayattaki her şey güzeldi
oysa;
hiçbir çiçek
senin sevgini katıp
özenle seçtiğin çiçekler kadar
güzel kokamazdı.
hayat;
kaybetmişim ben
sen ne dersen de,
bütün yıldızlarımız senin olsun.
düşündüğüm hiçbir denizde
çizdiğim hiçbir şatoda
prensesi kurtaran hiçbir erkek
hiçbir kız için bu kadar gözyaşı dökmemişti oysa.
oysa;
romeo ve julliette
oysa;
kerem ile aslı
oysa;
gül ile bülbül
oysa;
ferhat ile şirin
oysa;
sen ve ben
bilmem
belki de?
soldier of fortune-deep purple
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)