Almanca şarkı bilgimi genişletmeme aslında hiç gerek yokmuş!
Şarkılarında bir şarkıda olması gereken hiçbir şey yok, ruh, ritim, adam gibi melodi, sanki sürekli bir rap havası varmış gibi. Şarkıcıların da suçu yok kaba bir dil almanca. Romantik bir akşam yemeği sırasında mum ışığında sevgilinizin elini tutup ich liebe dich dediğinizi düşünsenize, ih libe dih peeeeh kaçar bütün romantizm. Hele bir de daha güneylerden olduğunuzu düşünün iş libe diş... Gel de sevdiğini şarkıya dök bir de romantik olsun.
Tam alman şarkı yazarlarını ve şarkıcıları affedecekken, radyoda bir anda bir şarkı çaldı, öyle bir şarkı ki beni taa 90lı yıllara türk pop müziğindeki şarkıları sorgulama hatasına düştüğüm yıllara götürdü. O zamanın şarkıları tabi bu zamanınkiler kadar dejenere ve nefret içermiyor olsalar da bir anlamsızlık bütünü içindeydiler, özellikle çoğu insanın hatırlamayacağı ve bu konuda da haklı oldukları bir şarkı üzerinde saçma sapan kafa yorardım. O şarkı ne mi :) Misafir ol gel bana börekkler açayım sana. Param pulum yok ama kalbim açıktır sana. Anneme parası yoksa nasıl fırın alacak nasıl börek yapacak derdim. Bu kız beni görmeli bana kazak örmeli şarkısından sonra kazak örmeye çalışmıştım, benim kazak örmemi bekleyecek biri olacak diye :) ah 90lar vah 90lar ne kadar iyiydi. Burak Kutlar Tarkanlar Yonca Evimikler Noran Noranlar ... ne kadar güzel isimler ne kadar güzel şarkılar vardı heheyyyt. :)
konu dağıldı toparlayamadım olsun :) sağlık olsun iyi geceler efenim