19 Haziran 2009 Cuma

dinginlik/karmaşa
mutluluk/hüzün
gitgelgitgel
bir düşünce geliyor
hemen diğer gelip onu kovuyor
beyni bir saat misali
tık tık çalışıyor
geceleri bile rüyalar rüyalar
düşünüyorkuruyordüşünüyor
bir an çok huzurlu
bir an çok tedirgin oluyor
sorguluyor
üstüne düşenden fazla
obur bir insan gibi
verilen her bilgiyi yiyor öğütüyor yenisini istiyor
geviş getiren hayvanlar gibi
yeni bilgi gelmeyince öncekileri çekiyor çeviriyor tekrar tekrar öğütüyor
bunları hep daha iyisi olsun diye yapıyor
sonra korkuyor
kendinden sevdiğinden kalbinden beyninden ruhundan olacaklardan
kötü düşünceler geçiyor
birer birer
kızıyor siliyor.
kafasında,
beğenmediği olayları tekrar yazıyor
uzak olduğu zamanlar
gözünü kapıyor
kokusunu tenini gözlerini bakışlarını gözünün önüne getiriyor
eski anılarını kırpıp kırpıp bir araya getiriyor
insanlardan özellikler alıyor
en güzellerini onda birleştiriyor
yapıyor bozuyor
bozuyor yapıyor
en güzel an olsun istiyor hep
en güzel sevgi
o ise sadece
gülümsüyor
bazen çok düşünüyosun diyor

12 Haziran 2009 Cuma

gitse bile
bitse bile
iyi olsa bile
nasıl olursa olsun
neden olursa olsun
ne zaman olmuş olursa olsun
hep küçük minik bir sızı kalır içte

ne kadar zaman geçerse geçsin
ne kadar yemin edilirse edilsin
ne kadar mutlu olunursa olunsun
o an o eniçburkan an eniçburkan laf
hep peşinden gelir insanın
takip eder
sanki en olmaz anlarda hatırlanıp insanın içini sızlatmaya yarayan bir araçtır

ne zaman dönüp bakılsa geçmişe
ne zaman hatalardan ders çıkartılmak için birfilmşeridigibi geçirsek hayatımızı gözümüzün önünden
oradadır
o
eniçburkan an, eniçburkan laf, eniçburkan insan

o artık bizdir biz artık oyuzdur
kendimizi bazen o anlardaki başarımızla bile adlandırırız
bir dönüm noktasıdır




zın



kın
tı.

8 Haziran 2009 Pazartesi

sen mi ben mi
soru mu cevap mı
göz yummak mı, göğüs germek mi
yoksa isyan etmek mi
tarih tekerrürden mi ibaretti
yoksa tarihten ders mi alınırdı
her şey tam yoluna girmişken yüreğimdeki bu ağırlık
kalbimdeki bu sızı
da
neyin
ne
si

sorularcevapsızsorulardönüpdolaşıpbenibuluyorlarsorularcevapsızsorular

4 Haziran 2009 Perşembe

umutsa beni sana bağlayan
ve korkuysa ala koyan
her sabahımın günaydını
her gecemin iyi geceleri hala sensen
tenin tenim gibiyse hala
gözlerin gözlerime değdiğinde
hala içim içimi yiyorsa
her düşüm sana bağlanıyorsa
her korkumun içinde sensizlik varsa
her rüyam sensen
hala seni sayıklıyorsam geceleri sessizce
hala sen kokuyorsam
hala sen diyorsam
belki de hala biz olabiliriz

2 Haziran 2009 Salı

dur!
artık.
çok olmadı mı?
yetmedi mi uğruna dökülen kan,
yetmedi mi öksüz göz yaşları?
annelerin, babaların o genç çocuklar için ağıtları.
duymuyor musun yoksa?
kör mü oldu gözlerin,
sağır mı oldu kulakların?

yok yok,
olamaz!
fark etmemek
yok saymak
görmemek.
ezmek,
geçmek,
biçmek.
ne kadar kolay değil mi?
yok saymak
sonra hiç olmamış gibi
başa almaya çalışmak...

sen değildin o
bakan
öpen
görmüyor musun
duymuyor musun
hissedemiyor musun

aşkmış çift kişilik olan
severmiş insan tek kişi ise bile

sevmek bir şeyi sevmektir sen kadar
aşkı bize yanlış öğretmiş kader...

İzleyiciler