bu dünya bir kişi için çok fazla
ya ben geleyim
ya sen.
26 Ekim 2009 Pazartesi
20 Ekim 2009 Salı
yine gece,
yine geç.
yine ben geldim,
gitmişsin sen,
ardına bakmadan,
umursamadan.
yine susuyorsun,
tek kelime işitmiyor kulaklarım.
yine kal desen kalırım,
yine bir şey demiyor bakıyorsun öylece.
yine yitik,
yine bitik.
başlayamayan bir hikayenin,
bitmemiş sonu olmak.
yine yollar,
yine gözyaşları,
yine burukluk.
yine düştüm yollara,
bulmak için,
içimdeki seni.
yine gece,
geç, çok geç...
yine geç.
yine ben geldim,
gitmişsin sen,
ardına bakmadan,
umursamadan.
yine susuyorsun,
tek kelime işitmiyor kulaklarım.
yine kal desen kalırım,
yine bir şey demiyor bakıyorsun öylece.
yine yitik,
yine bitik.
başlayamayan bir hikayenin,
bitmemiş sonu olmak.
yine yollar,
yine gözyaşları,
yine burukluk.
yine düştüm yollara,
bulmak için,
içimdeki seni.
yine gece,
geç, çok geç...
12 Ekim 2009 Pazartesi
sevgili blog,
dün ve bugün çok hapşurdum, çok öksürdüm, başım da çok ağrıdı.
Ne okula gidebildim, ne işlerimi halledebildim.
Antibiyotik ve ağrı kesici almak dışında, annemin birsürü insandan duyduğu saçmasapan kocakarı ilaçlarından da bolca içtim.
Adımımı sokağa atamadım bile. Kızdılar. 2 gündür 1 ayda yapmadığım kadar aylaklık yaptım.
Aslında o baş ağrısı, sürekli öksürme hapşırma, bir üşüyüp bir terleme durumu dışında ne güzel şeymiş hastalık. Herkes özellikle annemler ne istediysem yaptılar, hep benim istediğim yemekler pişti :)
Bense yatağımda kitap okudum, dizi izledim, düşündüm, sıkıldım falan filan. Ama durum şu ki sevgili blog, çok alıştım yatmaya. Dedim ya tonla işim var, şimdi onların hiçbirini yapasım gelmiyor. İşleyen demir pas tutmaz derler ya, bir anda işlemeyince demiri, paslanmaya başladı hemencecik :)
Keşke lisede olsak, alırdım rapor yatardım tüm hafta evde. :)
oysa şimdi tıpış tıpış okula gidicem bu kart sesim, ateşli halimle.
Ah blogcum ne zormuş hayat.
Ah yan gel de yat.
Esen kalın. Her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsanız.
Havalara dikkat ediniz benim gibi rüzgarlı havada
yanınıza bir şey almadan çıkma gafletini göstermeyiniz,
yoksa anneden köteği
okuldan kösteği
hemşireden iğneyi yersiniz. =)
size bugün duyup sevdiğim bir sözle veda edip yatağımda uyuklamayı planlıyorum. Buyrun efendim:
"Bugün dünkü düşüncelerinin seni getirdiği yerdesin, yarın bugünkü düşüncelerinin seni taşıyacağı yerde olacaksın " Blaise Pascal
dün ve bugün çok hapşurdum, çok öksürdüm, başım da çok ağrıdı.
Ne okula gidebildim, ne işlerimi halledebildim.
Antibiyotik ve ağrı kesici almak dışında, annemin birsürü insandan duyduğu saçmasapan kocakarı ilaçlarından da bolca içtim.
Adımımı sokağa atamadım bile. Kızdılar. 2 gündür 1 ayda yapmadığım kadar aylaklık yaptım.
Aslında o baş ağrısı, sürekli öksürme hapşırma, bir üşüyüp bir terleme durumu dışında ne güzel şeymiş hastalık. Herkes özellikle annemler ne istediysem yaptılar, hep benim istediğim yemekler pişti :)
Bense yatağımda kitap okudum, dizi izledim, düşündüm, sıkıldım falan filan. Ama durum şu ki sevgili blog, çok alıştım yatmaya. Dedim ya tonla işim var, şimdi onların hiçbirini yapasım gelmiyor. İşleyen demir pas tutmaz derler ya, bir anda işlemeyince demiri, paslanmaya başladı hemencecik :)
Keşke lisede olsak, alırdım rapor yatardım tüm hafta evde. :)
oysa şimdi tıpış tıpış okula gidicem bu kart sesim, ateşli halimle.
Ah blogcum ne zormuş hayat.
Ah yan gel de yat.
Esen kalın. Her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsanız.
Havalara dikkat ediniz benim gibi rüzgarlı havada
yanınıza bir şey almadan çıkma gafletini göstermeyiniz,
yoksa anneden köteği
okuldan kösteği
hemşireden iğneyi yersiniz. =)
size bugün duyup sevdiğim bir sözle veda edip yatağımda uyuklamayı planlıyorum. Buyrun efendim:
"Bugün dünkü düşüncelerinin seni getirdiği yerdesin, yarın bugünkü düşüncelerinin seni taşıyacağı yerde olacaksın " Blaise Pascal
Kaydol:
Yorumlar (Atom)