Bukle bukle saçları vardı kızın
kapkara gözleri
ayaklarında kırmızı babetleri.
eli, sevgilisinin elindeydi
bukle bukle saçlı kızın.
deniz masmaviydi
gökyüzü gri
martılar vardı
bir tek martılar,
etraflarında
deniz ve gökyüzü bir de
kızın eli,
çocuğun elini kavramıştı,
sımsıkı.
gözleri...
gözleri birbirine deydi bir an
ışıldadı gözleri
dünyada, kimseninki bu kadar ışıldamamıştı
gülümsedi çocuk,
kafasını yasladı kız.
hafif esen rüzgar, yanlarında martılar
masmavi bir deniz, gri gökyüzü
eli çocuğun elinde güvendeydi
cebinden şekerleme çıkarttı çocuk
rengarenk şekerlemeler kızın kıyafetine karıştı
ruhu kızın ruhuna
bütün ana ve ara ve diğer her türlü rengi kaplayan şekerlemeler bitti
eli kızın elinde...
çantasından kocaman bir uçurtma çıkardı sonra çocuk
ucunda rengarenk kurdeleler, kızın kıyafetine karıştı
bedeni kızın bedenine
bütün ana ve ara ve diğer her türlü rengi kaplayan kurdeleler teker teker çözüldü
hafif rüzgarda hafif hafif gitmeye başladı uçurtma
gözleri...
gözleri birbirine deydi bir an
ışıldadı gözleri
dünyada kimseninki bu kadar ışıldamamıştı
gülümsedi çocuk
kafasını yasladı kız
uçurtma uçtu gitti
çocuk çantasından süt ve kurabiye çıkarttı
rengarenk kurabiyeler, kızın kıyafetine karıştı
aşkı kızın aşkına
bütün ana ve ara ve diğer her türlü rengi kaplayan kurabiyeler teker teker bitti
gözleri birbirine deydi bir an
ışıldadı gözleri
çocuk elini verdi kız elini tuttu
öpüştüler şevkatle şehvetle...
rüzgar hızlandı,
deniz dalgalandı...
‘Hoşçakal’ dedi çocuk
Kız baktı, çocuk kayboldu...
Minik bir kedi geldi
Rengarenk elbiseli kız
Elbisesinin son rengini de kediyle paylaştı...
Ve soldu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder