anneannemlerde çoluklu çocuklu bir gün olmuş
herkes tabi altın getirmiş
altının kutularını da çocuklara dağıtmışlar
bana da ev sahibinin torunu olduğum için (ya da belki çok çirkef)
en en en güzeli kalmış
herkes gitmiş, gün bitmiş
ama ben kutumu kaybetmişim
benim için o anda altından daha önemli olan kutumu
ertesi sabah uyandığımda kutumu aradığım zaman bulamayınca
annemleri uyandırmış
'hötüsümü kaybettim hötüsümü'
diye ağlamaya zırlamaya ve bilimum hareketlerde bulunmaya başlamışım
annemler de yazık hötüsün ne olduğunu bilmeden bilemeden işe gitmemiş saatlerce aramışlar hötüsümü bulunca da tabi
'amaaann hötüs hötüs dediğin bu aptal altın kutusu mu' demişler
nereye mi bağlamak istiyorum bu konuyu
sanırım 2 birbirinden çok farklı şeye
birincisi
insanlar büyüdükçe maddi şeyler o kadar önemsenmeye başlanıyor ki önemli olan altın kutusu değil kendisi oluyor
ikincisi ise
o kadar kutu kutu dedik
insanlar kapalı birer kutu (bknz. konu nasıl da saçma bir şeye bağlanır)
ve ne düşündüklerini nasıl hissettiklerini hiçbir şekilde anlayamıyorsunuz
bazen sırf işte bu yüzden hiçbir şey yapmak istemiyorum insanlarla.
sırf oyunlarına alet olmamak
onlara karşı onlar da oynuyor diye oyunlar oynarken o kadar yoruluyor ki insan
çünkü insanlar o kadar safmışgibi davranıp arkadan iş çeviriyor ki...
e sen de ister istemez hem insanlara karşı önyargılı davranıyorsun
hem de belki de gerçektensaf olan insanları yok sayıyorsun
çünkü artık saflıklaçakallıkarasındakiçizgi çok ince
ve ben bunu fark edemeyecek kadar safım
güven ise maziiiiiilerde kalmış bir şey...
bana denenleri kulak arkası mı etmeliyim
yoksa gördüklerime mi inanmalıym
o ise işte tam bir muammmaaa
ka
rar
sız
ım
ve
gü
ven
siz
keş
ke
ol
ma
sa
böy
le
bugün bir lale buldum adını lale koydum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder