Devenin üstünde testilerde taşıdığımız su
Hayatımın belki son yankılarıydı bu
Surlara karşı
O yenilmez hayata karşı
Don Kişot misali
Yanyana, elele verilen -belki de verilebilen- son savaş
Kaybedilen son malubiyetti bu
Başımız dimdik yürüyebildiğimiz zamanlardan kalan
Bizi biz yapan zamanlardan...
Önce renkler kayboldu
Lalelerin o göz alıcı kırmızılığı
Çimlerin o yağmurdan sonra buram buram kokan yeşilliği
Bir renk testinde 57 yazan yeşil ve kırmızı renkler
Kayboldu
Bir sondu
Surlara karşı
O hiçbir zaman yenildiği görülmemiş hayata karşı
Renklerdi bizi biz yapan
Önce onlar kayboldu
Bizim bitiş anımızdı bu
Bizim ve bizi biz yapan her şeyimizin
Şimdi ise surlara karşı
O çetin hayat denen askere karşı
Tonlarca malubiyetti bu
Bize arta kalan.
Artık bize düşen
Yaşadıklarımızı
Bir romanda okumuşuz gibi
Sanki bizim değillermiş gibi
Ve hiç olmayacaklarmış gibi
Elimizde sıcak çikolata
Bir çırpıda okuyup özetini çıkartıp
'Kaybettik' demek
Kazanamayacağımızı bile bile savaşıp
Hem de...
Seni sevmiştim
Renkler kadar
Önce renkler kayboldu
Ardından sen...
Renkler kadar
Önce renkler kayboldu
Ardından sen...
Ruhum serzenişte...
When the night has come
And the land is dark
And the moon is the only light we'll see
No I won't be afraid, Oh I won't be afraid
Just as long as you stand, stand by me
So darling, darling
Stand by me, oh, stand by me
Oh stand, stand by me,
Stand by me.
if the sky that we look upon
Should tumble and fall
Or the mountains should crumble to the sea
I won't cry, I won't cry
No I won't shed a tear
Just as long as you stand, stand by me
Whenever you're in trouble won't you stand by me
Oh stand by me, oh won't you stand now, stand by me
Won't you stand by me??
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder