4 Ocak 2009 Pazar

yüzbinmilyonkatrilyonbeşyüzbinellisekiz gün (ya da dünya zamanıyla dört gün) evde kalmanın sonuçları....

Parmaklarımı kullanmam gerekiyor. Tamam. Dur şimdi. Başparmak çarşamba, işaret parmağı perşembe. Yok yok. Öyle değil. Baştan alıyorum. Başparmak perşembe, işaret parmağı cuma, ortaparmak cumartesi,yüzük parmağı pazar. Heh tamam doğru oldu sanırım şimdi. Neyse daha bir elin parmaklarını geçmemiş. 4 gündür evden değil, kapıdan bile dışarı adımımı atmamış bulunmakla bir guinnes rekorunu kırmış bulunmaktayım. Kendi kulvarımda, kendime karşı tabi. Gün, zaman, hangi gün, ne zaman; bütün bunlar bir ebru yapan ustaların fırçayı dokunduruşları gibi. Bulanık. Günleri bıraktığımda perşembeydi en son. Saat 4 civarı. Şimdi pazar. Herkes evde dinlenirken, ben artık içimdeki hiperaktifliği dindirmem gerektiğinin farkında, nereye koşup nereden zıplasam, kime ne yapsam diye düşünmekteyim. Şu anda böyle bir arabam olsa. Hız yapmak istiyorum. Evet araba kullanmaktan korkan ben. =) Ya da böyle evereste tımanmak. Sınırlarımı zorlamak istiyorum. Penceremi açıp bağırmak.
Aynı zamanda yorgunum. Yani uyuşukluk. Son 2 aydır genel olarak olan bende. Yalnız olunca olan. Düşünüyorum hayatımda birileri olduğu zaman, görüşmek için birsürü çaba sarf ettiğimden ve tonla yol gittiğimden, her ilişki bitiminde böyle bir 'böööönnn' hali oluyor. 'evim de varmış benim ya bir saniye' durumları. 'aaa anne siz de yaşıyor musunuz' diyalogları. Yok o kadar değil de. Bitap düşmüş oluyorum. Gerçi bu şu anda penceremden bakınca gördüğüm yağmurlu havanın da payı var. Kışı severim, yağmuru da. (yaz ya da sonbahar kadar olamaz tabiki de, daha da neler canım! ) Ama hep romantik gelmiştir. Ya kitabına gömülüp çıkartman lazım bunun keyfini, ya da sevdiğinde dışarıda donarken.
Sanki evde oturmak yormuş gibi. Neredeyse hiç yapmadığım bir şeydi. Gerçekten. Ne güzelmiş oysa. Kendinle yalnız kalmak. Mutsuzken mutlu kılmak;kendi kendini, kendi kendine hem de. Yeni yönlerini keşfetmek, müzik öğretmenin seni kaldırıp ona karşı şarkı söylemeden hem de. Hayatımda bu kadar fazla evde tek başıma kaldığımı hatırlamıyorum. Yani en azından belli bir amaç için. Amacıma ulaştım mı bilemiyorum. Ulaştım sanırım. Şimdilik bir soru işareti. Rüyalarım bunun göstergesi olabilir. Belki. Bilinmiyor.

Şimdi kendimi iyi hissediyorum. Daha iyi.
Kabuğumdan çıkma zamanı.
Heheyytt geri geliyorum leeeynnn.
Sokaklarınızda koşucam.
Çiçeklerinizi koklıyacam.
Basamaklarınıza basıcam.
Gözlerinize bakıcam.
Kendimden emin.
Başınızı eğeceksiniz.
Sonra da boyun.
:):) (hıytt korktum kendimden be yahu)

Hiç yorum yok:

İzleyiciler