22 Ocak 2009 Perşembe

yaz gecemin rüyası

parmağın ince ve aslında önemsiz bir kağıtla kesilmiş o garip iç burkan acısı
kağıt kesiğinin olduğu yerde hücreler kendini yenilerken
kalptekikağıtkesikleri nasıl oluyor da kendini yenileyemiyor
devam edemiyor yoluna
etmek istemiyor belki de
vücudun biyolojik olarak faaliyetlerine devam ederken
ruhun duruyor
geriye bakıyor sürekli
acı çekiyor
yoluna devam edemiyor
haykırmak istiyor
korkuyor

nasıl oluyor da insanlar bu kadar umursamaz oluyor
kendin bile
kendini kandırabiliyor

kendi kurduğun hayal dünyasında
kelimelere ve insanlara itaf edilen hayatlar,
uğurlarına feda edilen canlar.
kati inançlar;
bazen bir hiç uğruna
...

bir yaz gecesi rüyası
yahut kış
ne fark eder ki...
geldin yanıma
tuttun elimden
sarıldın bana sıkıcana
bırakmamak üzere
kaçtın sonra
korktun
dedim ya
bir yaz gecesi rüyasıydı bu
ne fark eder ya da kış
tenin tenimde
hissediyorum
ilk öpüşmemizi hatırlar mısın
ya da ilk senin oluşumu
hatırlarım ya ben hala...
kokunu
o eşsiz esansiyeli
kimsede olmayan
kimsede bulunmayan
benim sandığım
özel sandığım
özel olmadığını kısa bir sürede anladığım
her şey gelip geçiciymiş
çok şey öğrettin bana
kalbim ağrırken
yürüyüp gidebilmeyi...
yürüdüm
gittim
bir yaz gecesi rüyasıydın sen
ya da kış
rüya işte
ne fark eder ki...


bir elimde gökyüzü var hala....

nice aylara....,

Hiç yorum yok:

İzleyiciler