28 Aralık 2008 Pazar

cennetarafcehennem

'insan insanın kurdudur' der Hoobes.
insanlar insanları yer, bitirir.
herkes birbirinin düşmanı.
sevdiklerini bile. yok etme hastalığı böyle bir şeydir işte.
tüketirsin bitirirsin.
insan kendinin kurdu olabilir mi peki?
kendini bitirebilir mi?
yiyebilir mi yahnisini yapıp
mutsuz edebilir mi kendini mutluyken
her şeyde başarısız yapabilir mi?
yaşlandım, bitkin ve halsizim.
böyle değildim eskiden, bu havalar mahvetmemiş olsa da beni
bu yaşam tarzım mahvetti.
çok şey istedim hayattan
çok şey bekledim
yeni aldığım bir hediyeyi heyecandan güzel paketini ve
hediyenin gelmesinin ruhumdaki yansımasını özümseyemeden
yırtarak açtım paketlerimi.
çok değil daha 2 sene önce ümitlerim vardı
hayallerim, amaçlarım.
çok yoruldum.
gece gezmelerini o kadar severdim.
çok gezdim bir anda. o kadar çok ki
şimdi gitmiyorum bile taksime.
dışarı çıktığımda mutlu etmiyor beni gece klüplerinin gürültüsü
arkadaşlarımda kalmak mutlu ederdi beni
şimdi ise evimde odamda olmak kimseyle konuşmak görüşmek istemiyorum
ne değişti ki
2 sene alt tarafı
hala gencim yaş olarak
ama ruhum yaşlı...
çok yara aldım çok battım
çok çıktım
ama artık sevda için bile uğraşacak dermanım kalmadı
usandım tükendim...
olmuyor yapamıyorum
hayatımdaki her şey yanlış gidiyor.
mutlu etmiyor
tatmin etmiyor
yolumu kaybettim
savruluyorum
dönüyor dönüyor
bir yerlere çarpıyorum
kanıyorum
kanadıkça daha sert, daha hızlı dönüyorum
daha çok kanıyorum
batmamıştım su alıyordum sadece
artık yokum
bittim
tükendim
bu satırları yazacak gücüm bile az
küçük şeylerden mutlu olmayı bilemedim
hayatı dozunda yaşayamadım hiç
korktum o an mutlu olup sonra mutsuz olmaktan
yara almaktan
ne o anın tadını çıkartabildim ne sonrasında mutlu olabildim
artık ne her şeyim ne de hiçim
sanki kendi arafımdaydım bir kaç gün önce
ve şimdi cehennemin derinliklerinde
düşsem tutunacak dalım kalmadı
budadım hepsini
düşünmeden bir gün yenileceğimi
hayat 1-ben 0
kendi sahamda oynamama rağmen
çok geç artık bir veda sözü için bile
oysa güzel bir akşam yemeği planlamıştım
güzel bir son bir de ikimize
yanılmışım
herzamankinden
ben yaptım bunu kendim
tekkişilikdevkadro
o mutlu gezen gören seven kız yok artık
buğulu gözlerle bakmak...
bir şey düşünemeden.
sanırım sonum geldi
nefes alıp veriyor bedenim sadece
yaşamak için yeter mi ki bu söyle?

(sezen aksu-bile bile)
bile bile her şeyin bittiğini
başlayabilir miyiz hicaz makamında
bir arada kalabilmek mümkün değilken
hazırladığım o hediyeyi kapına koyup kaçmalı mıyım
bir arada olabilmek imkansızken
sarılsam sana elini okşasam kalabilir miyiz sonsuza kadar öyle?
konuşmadan, düşünmeden, hissederek yalnızca..

düştüğümde yoksun artık, napıcam ben şimdi?

Hiç yorum yok:

İzleyiciler