28 Aralık 2008 Pazar

denizyıldızımın hikayesi

Dalgalar hepimizi kıyılara vurmuştu. Çoktuk. Bir şey yapamayacak halde, çaresiz güneşin hücrelerimizi yavaş yavaş bitirmesini bekliyorduk. Vedalaşıyoruz, gözlerde yaş. İmkansız bir daha suya kavuşmak...
Sahil bomboş, yalnız biz deniz yıldızları. Çığlık atmaya çalışıyoruz. Olmuyor.
Bir çocuk geliyor sonra. Yürüyor, geçiyor. Fark etmiyor. Sesleniyoruz, duymuyor. Önemsemiyor ya da.
Bir aile geçiyor. Anne, baba. çocuk. Küçük çocuk geliyor.
'Anne bak ne kadar çok denizyıldızı var. Alabilir miyim bir tanesini' diyor.
Annesi çocukla daha fazla uğraşmak istemez bir şekilde kafasını sallıyor. Çocuk 2 arkadaşımı kapıyor, uzaklaşıyor.
Anlamıyor kimse ölmek üzere olduğumuzu. Fark etmiyor. Düşünmüyor, üşeniyor.
Bir çift geçiyor yanımızdan. Artık güneş o kadar sıcak ki, gücümüz kalmadı bağırmaya. Seslenmeye çalışıyor bir kaç kişi. Çift kendi sevdasında. Bakmıyorlar bile. Tek gördükleri şey birbirleri, geçip gidiyorlar.
Ölme vakti yaklaştı. Çare yok. Güneşle savaşamayız. Çok zor. Artık gerçekten bitti diyoruz.
Tam o sırada bir çocuk yaklaşıyor. Anlıyor. Ölmekte olduğumuzu. Eğiliyor.
İçimizde 'yenidenyaşamsevinci'.
Ama o kadar çoğuz ki. Düşünmüyoruz bunu hiç. Düşünmemeye çalışıyoruz.
Çocuk alıyor bizden birini atıyor denize. Bu da kurtuldu diyoruz.
'Kurtarabilir bizi de belki! Yaşayabiliriz. Tekrar suyumuza kavuşup mutlu bir yaşam sürebiliriz.'
Yaşlıcana bir adam sahilden geçerken bizi ve çocuğu fark ediyor, deniz yıldızlarını son gücüyle kurtarmaya çalışan çocuğu. Yanına geliyor.
Yapılan şeye bir mana verememekten şaşkın.
'Ne yapıyorsun burada?'
'Denizyıldızlarını dalga karaya çıkarmış, eğer sularına kavuşamazlarsa ölecekler. Ölmeden önce onları kurtarmaya çalışıyorum'
'Burada o kadar çok deniz yıldızı var ki hangisini kurtaracaksın? Gel ben sana dondurma ısmarlıyim çilekli çikolatalı vanilyalı. Sıcak kafana geçmiştir hem.' diyor.
Çocuk duruyor. Bize bakıyor.
'Evet dondurma en iyisi, hem ben kurtardım birazını. Nasılsa yoldan başka biri geçerse o yardım edebilir, bundan sonrasını da o kurtarır.' diyor, adamın peşi sıra gidiyor.
Unutup bizi.
Ve biz ölüyoruz.
Yavaş yavaş.
Güneş yakıyor bizi.
Acı çeke çeke.
El ele tutunuyoruz ve ağlıyoruz.

tek bedende kaç kişiyiz?

Hiç yorum yok:

İzleyiciler