Hiçbir zaman doğru yapamamıştı hiçbir şeyi. Severdi şarkı söylemeyi. Sesi bile güzel değildi. İçmeyi de severdi. Hep sarhoş olup dağıtmıştı oysa. Onu da sevdi sanırım. Ama olmamıştı. Olamazdı ve de…
Bitirmek kolaydır bir yazıyı. Başlangıçta yazdığını şöylece bir toparlarsın. Sonra biter işte. Marifet kalıpları değiştirmekte.
Başlangıç bilgi gerektiriyor. Nasıl yazacağını ne hakkında yazacağını bilmeyi. Birinci tekil şahıs mı kullanacaksın, üçüncü tekil şahıs mı. Formal bir şey mi olacak gayri resmi bir şey mi. Karakteri belirliyor yani giriş kısmı. Nasıl başlarsan öyle devam etmeli mantığı anlayacağın.
Gelişme ise birikim gerektirir konu hakkında. Güzel bir tarihi girişten sonra ne varsa elinde koyarsın yazına. Tezler, antitezler… Bitmez sanırsın hiç. Sonu gelmeyecek alıntıların. Tam o sırada biter. Başlamak başlangıçta zor gelse de bakarsın ki gelişme en önemlisidir. Belkemiğidir her şeyin.
Hayat ise benzemez makaleye. Genelde daha çok bir romandır. Neresi en önemlisi belli değil gibi gözükse de, sonudur hep en önemli olan. Bitiş kısmına bağlıdır her şey. Bitişin insanda bıraktığı imge ve duygulara. Sonu kötü olan bir roman ne kadar başlarda kalbini çelmiş olursa olsun, hep kötü anarsın. İstediğin gibi gitmiştir belki, ama istediğin gibi bitememiştir. Eksiktir. Sonu hiç olmaz o yüzden o hikayenin sende. Yazdıkça yazar, oynadıkça oynarsın sonuyla, tek başına tekrar tekrar.
Son, en son dediğindir yaptığındır hep hatırlanan. 20 senelik evli ol. Romantik ol. Önemli değildir. En sonunda kumar batağına düşmüşsen veya alkolik olup çocuklarını dövüyorsan, o sondur akılda kalan. Bir anda biter her şey. Ya da o anda başlar.
Bitirmek zordur bir ilişkiyi. Son sözü söylemek. Gerçekten en son sözü. Veda etmek gibi hayata.
Son söz…
Son..
Söz…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder