Çocukluğumda yaptığım 'ayinler'den birini yaptım bugün. Senelerdir yapmamıştım. Mumlarımı yaktım. En özel gün için sakladığım mumumu da, bundan özel bir gün mü olurdu. Bugün hayatla yeniden tanışmıştım. Tütsü evde yasak olduğu için (küçükken yakardım ama babamın alerjisi var) kokulu mumların o birleşip garip bir esans oluşturduğu haliyle hayali bir aroma yaptım onu kokladım. Hayali ben gibi. Sonra arka fona eskiden çok dinlediğim Yaşar, Teoman müziklerini koydum. En etkileyenlerini. Küçük Prens kitabımı aradım bulamadım. Kaybolmasına üzüldüm. Pasaklımı da bulamadım. Bu ayinlerimde en çok ikisini okurdum. Aldım Duygu Asena'nın kitabını. Başladım ayinime. Kolay olmadı her şeyi geride bırakıp okumaya odaklanmak. Ama oldu belli bir zaman sonra bu da. En heyecanlı yerinde kalmıştım.
'... Yaralandılar, hırpalandılar... Kurtulmak için bir suçlu aradılar, bulamadılar. Kendilerini suçlamaya karar verdiler, hasta oldular.
Biliyordum, zaman yavaş yavaş iyileştirecek onları.
Bir tek soru takıldı aklıma bu yaşananlardan sonra. Ne çekilen acıları ne yaralanmaları önemsiyordum, akıllı insanın bunların üstesinden geleceğine eminim. Ama bütün bu olanlardan sonra bir tek soru var aklıma takılan...
Canın çok istediğinde rüzgara kapılıp dolu dizgin gitmek mi gerek yoksa hesaplarla sorunlarla boğuşup ürkerek kalmak mı durduğun yerde?
Doludizgin gitmek mi arzularının arkasından, yoksa kalmak mı her zamanki yerinde? Hangisi hata? Yoksa hata yok mu hiçbirinde?...' (Aşk gidiyorum demez)
İncindim incitildim derinden, terk ettim kendimi
Tesadüfen, karşılaştım içimde kendimle yeniden
Bir minicik kız çocuğu bak duruyor orada hala
Anlatamam gördüklerimi o neşeli çocuğa
Artık beni asla yaralayamaz hayat, eğer istemezsem
Yıllar beni kolay yakalayamaz, ben durup beklemezsem
Siz yine de incelikli davranın
Benim kadar değilse de
Ben bu yüzden incelikler yüzünden
Belki daha çok üzüldüm
Bir minicik kız çocuğu duruyor orada hala
Anlatamam gördüklerimi o neşeli çocuğa...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder